Kendi Sorununu Kendin Çöz

2017-04-14 00:24:00

Kişisel Bütünlük dizisini okuyun; hayatı okuyun, kendinizi okuyun, özgürleşin! Herkes sizi bağlarken, bu kitaplar sizi çözer... Herkes sizi ağlatırken, güldürürken, uyuturken, “sizi rahatsız etmeye cesaret eden” kitaplar: Kendi Alın Yazını Kendin Yaz ve Gibi Olmayın Kendinizi Oluşturun - Hür Olun! **Kitaplarda tüm öğretiler gözden geçirilmiştir. Bu öğretilerin hayatı zorlaştıran unsurları bir bir tespit edilmiştir. Aslında sen bunların umurunda olmadın, farkında mısın? Çünkü senin her halin kazanç kapısı olarak görüldü! Kimi korkuttu, kimi gazladı. Peki, sonuç nedir? Tüm bu öğretiler ötekine zarar verici davranışı engellemeyi başardı mı?  *Hep duygu sattılar, mutluluk sattılar... Nerede bu duygulu ve mutlu insanlar, göreniniz var mı?  *Neden herkes oynuyor ve neden antidepresan kullanımı bu kadar yüksek, hiç düşündünüz mü? *Bazı tipler vardır; entelektüel bilgisi çok üst düzeydedir, her konuda muhteşem bilgisi vardır, yardım severdir. Sevgi, aşk ve dostluk der, zannedersiniz ki melek! Konuştukça sizi bulutların üzerine çıkarıyor. Sonra bir şey oluyor, aynı kişilik özelinizi bile “İnternet'te ifşa” edebiliyor ya da “hayatınızın kazığını” atabiliyor. İlişkiniz (iş, aşk, arkadaşlık) bitiyor ve tanıdığınızdan 180 derece zıt davranışlarda bulunuyor. Kim bunlar? Nasıl kişiliğe sahip? Merak ediyor musunuz? *Kişilik tipleri ve davranış politikalarınıöğreneceksiniz ve gözlemleyeceksiniz. *Profesyonel dolandırıcıları kişilik özelliklerine göre tanıyacaksınız.                   ... Devamı

Sadece 1(bir) Dakika

2017-02-14 04:32:00

Duyuru: 24 Şubat-5 Mart tarihinde yeni kitabımla İstanbul CNR Kitap fuarındayım... Yeşilköy (Metro ile Şirinevler, Yenibosna'dan sonraki durak)   Devamı

Fakirizm

2016-05-27 19:32:00

Başlarken; “Fakir Kendine Hizmet Etmeyi Öğrenmeli” hem de acilen… Sistem “fakir avcılığı” üzerine kurgulanmıştır. Yani “fakirin” sırtına önce kim binecek? İşte bunun için bir birine “rakip” kelime ve kavramlar üretilir. Buna “kelime ve kavram ekonomisi” denir. Bundan dolayıdır ki, ortaya konulanlar tamamen “kurban(alt) bilinç düzeyi” öğretisidir ve ispatı ise mutlaka bir tarafa yaslanmak zorunluluğu ve sunulanlar zamanın şartlarında asla hiçbir şeye çözüm olmamasıdır. İnsan kodlamasına terstir. İnsan hanif(hür) olarak kodlandı, özü budur. Uyarı: Tanıdıklarınızı aşmalısınız, tanıdıklarınız asla hedef olmamalıdır. Bu bilinçle ile ilgilidir. Kodlamasına aykırı yaşayan insan asla mutlu olamadı, olamaz da… & Tüm rejimleri fakir sırtında taşır, yani mevcut rejimde fakir ne ise kurulacak yeni rejimde fakirin durumu aynıdır. Lütfen fark edin;”Her şey fakirin sırtında!” “Fakir kendine hizmet etmeyi öğrenmelidir.” Hiç kimse zengini kurtarmaya çalışmaz, daima fakiri kurtarmaya çalışır, neden? Çünkü zengin, fakire yüklenenleri asla taşımaz, alternatifi vardır. & Her şeyi fakir sırtında taşımak zorunda, sunulanlar fakirin kulağına hoş gelen ifadeler ama hiçbir işine yaramıyor, bunu henüz fark etmedi, çünkü geleneksel yapımızda HÜR olmak yoktur. Fakirin hür olması sorunların çözümünü hızlandıracaktır. Ve olmazsa olmaz, mutlaka; “Fakir Kendine Hizmet Etmeyi Öğrenmeli” Fakir oyunları; ya dinsel ve ideolojik ya distimi takılır, ya popüler’e hizmet,  ya da felaket telalığı yapar. Tüm bunlar dikkat çekmek içindir. Zengin olsa da kurtulsa&he... Devamı

İnsanımızın Okumamasına Karşı Değilim

2016-05-20 00:03:00

Başlarken; sunulanlardaki amaç kısaca şudur; “moda haline getirilen kelime ve kavram ekonomisinden yararlanmak esastır.” Bu durumda gazete, dergi, kitap okumazsa ne olur ki, bir şey kaçırmış ve ya öğrenilmiş mi, olur? & Eğer okuduğumuz bir ‪‎kitap bizi ‪‎kafamıza vurulan bir ‪darbe gibi‪ sarsmıyorsa, niye ‪okumaya zahmet edelim ki? Franz Kafka & Değişmeyen kuraldır; isimler ve kavramlar farklı olmak üzere daima “felaket tellallığı yapılır, korkutulur ve ağlatılır.” Zannedilir ki, “yeni bir şey söylüyor.” Bunlara toplumca “karnımız tok” olması gerekirken halen alıcısı çok, bu da demek oluyor ki; “rahatlık bize batıyor.” **Ya paranoyasını, ya da obesesyonunu sunuyor! & Biz de “kitaplar, gazeteler, dergiler” fakiri ideoloji ve din adamı tuzağına/bataklığına düşürmek için yazılan “fakir avlama” aracıdır. Daha açık ifade ile “fakir avcılığı” üzerine dizayn edilir. Okumasak bir şey kaçırmış olmayız. & *Okuduklarımız; kulağımızı da tırmalamamalı, kulak kültürüne yani mitolojik zihin dünyamıza uygun olmalı, asla ve asla da hayatta karşılığı olmamalı Not: diğer seçenekler için, Daima "salya-sümük" Ağlamalıyız(!?)makalesine göz atınız. (http://kisiselbutunluk.blogcu.com/daima-salya-sumuk-aglamaliyiz/20325548) & Okuduğunuz hangi kitap, beyninizden vurdu, rahatsız etti, perdeleri kaldırdı? Okuduğunuz hangi kitap, hayata dair kullanabileceğiniz bilgi sundu? Okuduğunuz kaç tane kitabı evladınıza tavsiye edersiniz? Ya da kaç tane yazar kitabını evladına önerir, oku bişeyler öğren, gör diyebilir? & Okunanlara bakın; Ya dinsel, ideolojik kitaplar, ya da metafizik/Mistik, insan&... Devamı

Özgüven Üzerine

2016-05-19 00:43:00

Özgüveni size,ne güzelliğiniz, ne yakışıklılığınız, ne madde, ne statü, ne yoga öğretileri, ne meditasyon öğretileri, ne kişisel gelişim diye satılan gazlayıcı öğretiler, ne dinsel ne de ideolojik vesayetlerin (-cı, -ci, -ist, -izm, -cılık,  -culuk) öğretileri yani kendinizi ait olarak gördüğünüz topluluk, ne öteki ile özdeşleşme, aynileşme veremez! Kısaca sen hariç öteki(ler) veremeyecektir, veremez! Özgüven sorununu çözmüş olanlar, hiç kimsenin ardından yürümez, kimsenin gazına ihtiyaç duymaz, kimsenin onayına ihtiyaç duymaz, maymunluk yapmaz! Kısaca kendisi ile sorunun çözmüştür. Uyarı: Bina dış görünüşü ile değil içyapısı (ki bu yapı matematikseldir) ile depreme dayanıklıdır. & *Özgüven kesikliği, aşağılık kompleksinin kibarcasıdır. *Güçlüye/Popülere meyil, şartlarınızı değiştirmez, sizi güçlü göstermez, aksi istikamette olduğunuz düşüncesini yansıtır. Siz güçlüye/popülere yamulurken, maalesef onlar sizi göremez, ancak kullanır. Bu halinizle ancak güçlünün/popülerin egosunu şişirirsiniz, o kadar! *Önünüze konulan yeni piyasaya sürülen birçok kavramdan etkilenmeniz, özgüven eksikliğindendir. Dikkat edin popüler kişilikleri kullanırlar, bu inovasyondur, bu sizi avlamayı kolaylaştırmak içindir. Dikkatinize: Bu toplum güçlü/popüler kişiliklerden etkilenir, güçlüye meyli vardır, bu ölçülmüştür. & Hatırlatma: Kitaplarımda teknik altyapısını net göreceğiniz bilgidir. Danışman Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com   https://twitter.com/zeker... Devamı

Yaşama Kültürü Oluşturamıyoruz

2016-05-14 00:39:00

Başlarken; İnsanların hakkınızda “ne düşündüğünü” umursamamanız için “delirmeyi” beklemeyin… Değişmeliyiz. “Postacılık ve takip merakımızı aşıp, yaşama kültürü oluşturamadık!” & Nasıl mı? Hep hesap yapmak zorundayız, her davranışımız hesaplı ama “matematiği” zayıf milletiz. Korkutarak hizaya getiriliyoruz, korku kültürü ile yaşıyoruz. Daima rekabet halindeyiz. Her şey kontrolümüz altında olmalıdır. Mutlaka birilerinin ardında yürümeliyiz. Postacılığı ve takipçiliği seviyoruz. Aidiyet kültürü ile “-şucu, -bucu, -ist, -izm, -cılık, -culuk, … vb” imajı veriyoruz ama onlar kim, asıl amacı nedir, farkında değiliz ve öğrenme gereği bile duymadık… & Kendimize gelinceye kadar uğraşmamız gereken o kadar çok lüzumsuz kavram var ki… Her önümüze konulan, gerekçesi ne olursa olsun, popüler isim ise mutlaka postacılığını yaptık! Eee güçlünün yanında olmak, geçmişten bize gelen alışkanlıktır. Kafamıza göre takılamıyoruz. Zaafımız biliniyor ve buna uygun masa başı hazırlanan birçok doküman… Haydin bakalım, bu aptal metinleri okuyalım, korkalım, korkutalım. Bizi hizaya getirmek için hazırlanan metinlerin birçoğu, bizi kuşkucu yaptı. Anlayacağınız birileri “ticaret” yapıyor öteki ise panik! Kimse de, arkadaş bana ne demiyor. & Kendimizi güçlünün ya eğlence aracı ya da hizmetçisi haline getirdiğimizin farkında bile değiliz. Ama dünyanın en akıllı, uyanık insanlarıyız. & Arkasından yürüdükleriniz de, sizin gibi insan, sizde sorgulayabilirsiniz, sizde üretebilirsiniz. Kendinizi başkasından aşağı gö... Devamı

Uzağa Bakın, Yakına değil

2016-05-13 00:49:00

Başlarken: Çevrenizde insan varsa, dünyanın en şanlı insanısınız, bunu asla unutmayın. & Şöyle düşünün; kuyuya düştünüz, kuyunun başında birçok insan size bakıyor. Yaptıkları tek şey sizin o kuyudan nasıl çıkacağınızı merak etmek… Bir tanesinin aklına kuyuya ip uzatmak gelmez mi, acaba? Bilmem anlatabiliyor muyum? & Yüce yaratıcı diyor ki; “Hiç ummadığınız yerden rızıklandırırım… (Talak3)” Hayata dair beklentiniz çok uzaktan gelecektir. Sadece sabırla (çalışmalarınıza devam etmek, sabır durmak değildir,) bekleyiniz… Uzaklara bakın, başka yere bakmayın… Unutmayın; “çevrenizdekilerde” uzağa bakıyor… Hatırlatma: Gözlerimiz sadece 'uzagi/güçlüyü' görüyor... Bu kültürel kodlama ile ilgilidir... Bizden öncekilerde böyle davrandı. & “Ellerimiz hep ötekileri alkışlamaktan yorulmadı, hem de yıllardır.” Değişmiyorsak, bizden öncekiler gibi davranıyorsak ve bu konuda da ısrarlıysak, şartlarımız nasıl değişir ki?  ***Bu kuralı yıllardır değiştiremedik… Fakat aynı davranışı “insanımıza” layık görmüyoruz, sorgulanmalıdır. Hatırlatma: Üzgünüm ama bu kadarla kalmıyor, “maharet” zannediliyor. Neden? &  “İdealinizi” gerçekleştirmenize yardımcı olacaklar “çok uzaktadır,” sadece karşılaşmadınız.  Çalışmalarınıza devam ediniz… Danışman Zekeriya Beşirli zekeriyabesirli@gmail.com   https://twitter.com/zekeriyabesirli & https://www.instagram.com/zekeriyabesirli/ Bloğumda yayımlanan yazılar şahsıma aittir. İzinsiz kullanılamaz... Kaynak: http://kisiselbutunluk.blogcu.com/uzaga-bakin-yakina-degil/20149661 ... Devamı

Zekeriya Beşirli Kimdir

2016-05-12 02:40:00

Merhabalar Zekeriya bey… Öncelikle sizleri tanımak isteriz. Kimdir Zekeriya Beşirli? Nerelidir, nerede yaşar, ne mezunudur, ne yapar? Giresun’un, Espiye ilçesi, Cibril mahallesi, orman köy mevkiinde dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimim Cibril Mahallesi ilkokulunda, Espiye’de ve Ankara’da tamamladım. Akdeniz Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği bölümü mezunuyum, Ziraat Mühendisiyim. Bilgisayar yazılımı, eğitmenliği, danışmanlık yaptım ve halen de yapmaktayım. Çeşitli okullarda bilgisayar işletmenliği öğreticiliği yaptım, özel matematik dersi verdim. <iframe width="560" height="315" src="https://www.youtube.com/embed/iEsaH3rJFO0" frameborder="0" allowfullscreen></iframe> Psikolojiye ve kişisel gelişime olan ilginiz ve merakınız nasıl geliyor? Bilgilerinizi kitaplaştıracak bu seviyeye nasıl ulaştınız? Lise yıllarında başladı ve özellikle öğretmenlik yaparken, iş hayatında insan davranışlarını kendinize açıklayamadığınız, bu nasıl olur ya, dediğiniz muamelelere maruz kalırsınız, işte bu durumda psikoloji teknik bilgisine daha çok ihtiyacınız olduğunu görürsünüz, sinirinizi bozmaktansa, nedenini bilirsiniz ve ona göre zihniniz rahat olur ve tabi ki de, merak. Aslında insan farkında değildir ama önce kendini merak eder sonra diğerlerini… Kesinlikle… Kitaplarınız diğer kişisel gelişim kitaplarından oldukça ayrılıyor. Bunu nasıl açıklayabilirsiniz? Onları ben de okudum, farkındayım biliyorum. Şu önemlidir; bilmek sorun çözmektir. Kişi kendisinin sorunu çözemiyorsa, daima ötekine ihtiyaç duyuyorsa; biliyor mudur? Bilmek kişiyi ötekine bağımlılıktan kurtarmalıdır. Peki kurtaramıyorsa? Bu nasıl bilmek! Peki, n... Devamı